Hannibal'dan kanlı ve lezzetli yemekler


İnsan öldürmekle yemek yapmak arasında bağlantı kurmakta zorlanabilirsiniz. Biri çoğunlukla insanın midesini bulandıran bir faaliyet, diğeri karnımızda ziller çalmasına vesile olan bir güzellik ne de olsa. Birinin ortaya koyduğu sahnelere bakmak sağlam bir mide gerektirirken diğerinden bahsedildiğini duymak bile iştahımızı açıyor. Yeni sezonda cnbc-e’de gösterilmeye başlayacak Hannibal dizisi işte bu iki dünyanın tuhaf bir karışımıyla çıkıyor karşımıza. Her bölüm insanın kabuslarına girecek kadar kanlı bir sahneyle açılıyor, kahramanımız Hannibal’ın insana parmaklarını yedirecek güzellikte bir yemek hazırlamasıyla sona eriyor.

Hannibal Lecter’i ilk olarak Jodie Foster ve Anthony Hopkins’li Kuzuların Sessizliği’yle tanımış olmanız yüksek olasılık. Sinefiller biraz daha önce, 1986 tarihli Manhunter filmiyle tanışmışlardı Lecter’la; okurlar ise Thomas Harris imzalı kitaplar aracılığıyla bu karaktere aşina oldular. Hannibal tüm filmler ve kitaplarda yemek yemeye düşkün bir tipti. Kuzuların Sessizliği’nde insanların karaciğerlerini şarap eşliğinde mideye indirmekten hoşlandığını itiraf ediyordu mesela. 2001 tarihli Hannibal’de ise kendisiyle uğraşan bir polise narkoz verdikten sonra kafatasını açıyor, beynini ızgarada pişirip adamcağıza afiyetle yediriyordu.

Bu yılın en parlak dizilerinden Hannibal’da kahramanımız biraz geri planda. Cinayet işlemekten çok ofisinde dertlerini anlatmaya gelen hastalarını dinlemeye, akşamları da evde şahane yemekler pişirmeye odaklanmış. “Entree,” “Fromage,” “Savoreux,” “Sorbet” gibi başlıkları olan bölümlerde Will Graham adlı bir FBI ajanının cinayet mahaline gidip katille özdeşleşmesini, zamanda geriye gidip katilin yaptıklarını adım adım görüp yeniden canlandırmasını seyrediyoruz. Matrix’in Morpheus’u Laurence Fishburne’ün FBI şefi, İngiliz oyuncu ve model Hugh Dancy’nin ajan Graham rolünde olduğu dizinin ilerleyen bölümlerinde X Files’ın Scully’si Gillian Anderson’ı Hannibal’ın psikoterapisti rolünde izleyeceğiz. Hannibal rolünde ise Casino Royale’in kötü adamı olarak da hatırlayabileceğiniz Danimarkalı oyuncu Mads Mikkelsen var.


Dizinin yaratıcıları, seyircinin Hannibal Lecter’ın ne menem biri olduğunu bilmesiyle dizideki diğer karakterlerinin hiçbirinin bunu bilmemesi arasındaki dramatik gerilimi hikayenin tam kalbine yerleştirmiş. Bunun Hitchcock filmlerinden aşina olduğumuz bir ‘suspense’ duygusu yarattığını söylüyor, ayrıca David Lynch filmlerinden etkilendiklerini, Graham’ın kabus sahnelerinde buradan izler bulabileceğimizi belirtiyorlar. Meraklısı için bilgi: yedi sezon sürmesi planlanan dizinin beşinci sezonunda Kuzuların Sessizliği’nde anlatılan olaylar, altıncı sezonda Hannibal’da yaşananlar anlatılacak.

Dizinin iştah açan yemek bölümlerinden yemek stilisti Janice Poon sorumlu. Hannibal’in mutfağının bir ameliyat odasından farksız olduğunu, adamın en sivri bıçaklara ve en iyi teçhizata sahip olduğunu söyleyen Poon, Inquirer.net’e verdiği söyleşide yemeklerin “şeytani bir lezzete” sahip olmasını hedeflediğini anlatıyor. Dizideki sahneler için et alışverişini ise Chinatown’dan ve İtalyan kasaplardan yapıyormuş.

Bu yemek sahneleri için değilse bile cinayet bölümlerindeki şiddet yüzünden Hannibal yapımcılarının ilk sezonda çok başı ağrıdı. Dizinin dördüncü bölümü kaçırılan ve ailelerini öldürmek üzere beyinleri yıkanan çocukları anlatıyordu mesela. Bu bölüm son anda yapımcıların inisiyatifiyle yayından kaldırıldı, yalnızca internette gösterildi. Utah’daki KSL-TV ise beşinci bölümden itibaren diziyi yayınlamayacağını, bu kadar şiddet içeren sahneleri yayınlamayı reddettiğini duyurdu. Acaba Hannibal bunu duysa, hikayesini yayınlamayı reddedenler için nasıl bir son tasarlardı? Düşüncesi bile insanın midesini kaldırıyor.

Hannibal’ın ilk sezonundaki bölümler:
"Apéritif"
"Amuse-Bouche"
"Potage"
“Œuf"
"Coquilles"
"Entrée"
"Sorbet"
"Fromage"
"Trou Normand"
"Buffet Froid"
"Rôti"
"Relevés"
"Savoureux"

1 comment:

beril öke gülen said...

Mide bulandırıcı olsa da merakla bekliyorum. "The Devil is in the details" sözü de bir karakter için ancak bu kadar uygun olabilirdi.