Yayın dünyasına Alman disiplini geldi

Olacakmış, olacak, oluyor derken oldu. Temmuz başında dünyanın en büyük yayınevlerinden ikisi, Penguin ve Random House birleşti. Penguin Random House isimli yeni şirketin ismine alışmak kolay değil. Birleşmenin etkilerini gözardı etmek de aynı derecede zor. Eskiden Amerikan kitap pazarının “altı büyükler”inden (“big six”) bahsederdik. Bundan böyle “beş büyükler”den bahsedeceğiz. Yayıncıları birer okul, yazarları öğrenci gibi düşünürsek, başvuru yapılacak okul sayısı bir tane azalmış oldu. Ama bir yandan da 250 farklı yayın markasını birleştiren bir büyük şemsiye yaratıldı.    

İlk olarak Ekim ayında açıklanmıştı Penguin Random House’e dair planlar. Alman şirketi Bertelsmann’ın yüzde 53 oranında kontrol edeceği şirketin diğer ortağı Pearson, aynı zamanda Economist dergisi ve Financal Times gazetesinin ve milyonlarca basan eğitim kitaplarının da yayıncısı. Yani iki yayıncının birleşmesinden çok iki dev kümenin birleşmesinden söz ediyoruz burada. Ortaya çıkan şirket yayıncılık piyasasının dörtte birini kontrol edecek.

10 bin kişinin çalıştığı Penguin Random House’da kimsenin işine son verilmediği, daha önce imzalanan hiçbir anlaşmanın iptal edilmediği, kurulmuş sistemin aynen devam edeceği söyleniyor. Bununla birlikte Penguin çalışanlarının hayatlarında mühim değişiklikler olacağı kesin. Ne de olsa artık en tepede Random House’ın Alman patronu Markus Dohle var. Çalışanlara yolladığı e-posta’da şirkette bir değişikliğe gitmeyeceğini söylemiş Dohle. Manhattan’daki iki farklı binada çalışmalar sürecekmiş ve on sene boyunca ekiplerin aynı binaya taşınması da mümkün görünmüyormuş. Dohle fazlasıyla girişken ve yeniliklere açık yöneticilik tarzıyla tanınan bir isim. Şirkete Alman disiplini ve heyecan getireceğine hiç şüphe yok.   

Birleşmenin yarattığı asıl beklenti, Penguin Random House’un bir süre önce kendi yayın faaliyetlerine başlayan Amazon’a karşı güçlü bir liman yaratması. Çocuk kitaplarından edebi romanlara, ders kitaplarından fantastik eserlere, erotik edebiyattan dedektif romanlarına her edebi türde uzmanlaşmış markalarıyla Penguin Random House daha kurulduğu gün yayın dünyasının tartışmasız lideri haline geldi. Kitaplarını yayıncıya yollarken seçim yapacakları adreslerin sayısı azalan yazarların tek tesellisi ise, Penguin Random House yazarıysalar şayet, artık dünyanın en büyük yayıncılarından biriyle değil, en büyük yayıncısıyla çalıştıklarını bilmeleri olacak.  


CAN ÖZ (Can Yayınları) 
Tüm dünyada okurlar için olumlu bir haber
"Bu birleşmeyi çok olağan karşılıyorum. Neoliberal pazar bu tür gelişmeleri kaçınılmaz kılıyor, bunu artık hepimiz biliyoruz; o nedenle bunun iyi veya kötü olduğunu tartışmak, aslında tamamen apolitik olan (Marksist arkadaşlar bunu söylediğim için bana çok kızabilirler), neredeyse tanrısal bir üst kavram olarak değerlendirilen neoliberal pazarı bütünlüklü olarak ve ahlaki bir bakış açısıyla değerlendirmeyi gerektirir.

Bertelsmann dünyanın en büyük yayın kuruluşu. Bünyesinde çeşitli medya ve lojistik firmaları da barındırıyor. Yatırım yaptığı ülkelerde özellikle agresif tavırları dikkat çekici: Rekabet yasalarını ihlal etme sınırına kadar pazarda hakim oluyor, küçük firmalara karşı da oldukça acımasız tavırlar sergiliyor, ancak bunu yaparken de lojistik sistemlerde profesyonelliği arttırarak sektörün endüstriyel yapısının sınıf atlmasını sağlıyor. Pearson’ın Bertelsmann’a geçmesi yayın dünyasında acımasızlığın ve profesyonelliğin artacağı anlamına geliyor.

Neoliberalizmin firmaları insanlık ve ahlaktan kopararak samimiyet idealini hayattan söküp aldığı ile ilgili dertlerimizi bir kenara bırakırsak, bu gelişme aslında tüm dünyada okurlar için olumlu bir haber olarak değerlendirilmeli, çünkü aslında çok sert rekabetçi firmalar olan Apple ve Amazon’un karşısında artık aynı kurallarla oyunu oynayabilecek bir üçüncü oyuncu daha var. Yine de, paranın insanları yönettiği bir dünya yerine, insanların parayı yönettiği bir dünyada yaşasaydık demekten kendimi alıkoyamıyorum."

21 Temmuz 2013 tarihli Sabah Pazar'da yayımlanan haber

No comments: