Neverland ve Wonderland buluşunca


Sene 1932. Mekan Londra'daki bir kitapçı dükkanı. İnsanları o gün bu kitapçıya getiren şey, Lewis Carroll şerefine düzenlenen bir sergi açılışı. Carroll, Alis Harikalar Diyarında ve Aynanın İçinden'in yazarı: Gerçek adıyla Charles Dodgson, üniversite odasının kapısındaki titriyle bir matematikçi. Serginin yapıldıgı tarihte ölümünün üzerinden 34 sene geçmiş, bu yüzden kendisi açılışa katılamıyor. Onun yerine ihtiyar bir kadın dolaşıyor ortalıkta. Kadının adı Alice Liddell Hargreaves: Alis Harikalar Diyarında kitabına ilham veren kızın ta kendisi. 80 yaşına merdiven dayamış da olsa hâlâ kuvveti yerinde. Kitapçıda gezerken kendisinden çok daha genç bir adamla, 35 yaşındaki Peter Llewelyn Davies ile karşılaşıyor. Konuşmaya başlıyorlar. Davies'in adı ilk başta yabancı gelebilir. Gelmesin. Peter Pan kitabına ilham veren çocuk, okumayı seven birinin yabancısı olabilir mi hiç?

Bu yılın en çok konuşulan oyunlarından Peter and Alice'in şahane hikayesi işte böyle başlıyor. Peter ve Alis bir buçuk saat boyunca konuşuyor ve geçmişi hatırlıyorlar. Onlar konuştukça sahnedeki kitapçı dekoru ortadan kalkıyor, Alis'in 'Wonderland'inin ve Peter Pan'ın 'Neverland'inin ünlü karakterleri ortalıkta arzıendam etmeye başlıyorlar. Kaptan Kanca'dan Cheshire Kedisi'ne, Tinker Bell'den Beyaz Tavşan'a çocukluk hayallerimizi renklendiren bu karakterlere bakıp, hayat, sanat, gerçeklik ve kurmaca üzerine bir sohbete başlıyorlar.


Peter and Alice'e bilet bulmak zor. Bulsanız bile sağlam para ödemeye hazır olmanız gerekiyor. Bunun nedenini anlamak da çok güç değil: Sahnedeki oyun üç mühim ismin işbirliğiyle hazırlanmış. Oyunun yazarı Peter Logan, Sam Mendes'in açılış bölümü Türkiye'de geçen son James Bond filmi Skyfall'un senaristi. Oyunun başrollerinde de yine Skyfall'da Q rolünde izledigimiz Judi Dench ile M rolündeki Ben Wishaw var. Eleştirmenler, çocuk Alis'in duygularını hatırlayıp 10 saniye içinde ihtiyarlığına dönen Dench'in performansını yere göğe koyamıyor. Whishaw da sıkıntılı, mutsuz, ruhu 1. Dünya Savası'yla örselenmiş biri olarak Peter Pan'in tam zıttında duran karanlık bir karakter çiziyor. Sam Mendes'in Kevin Spacey'li Üçüncü Richard'ını West End'de kapalı gişe oynadığı yıl daha bitmeden İstanbul'da görme ayrıcalığını yaşamıştık. Keşke Beyaz Tavşan veya Tinker Bell bize bir güzellik yapsa da çocukluğu Alis ve Peter'ın hikayelerini okuyarak geçen bizler Peter and Alice'i burada izleyebilsek.

Hayat masallara benzemez
İskoç yazar J. M. Barrie Peter Pan karakterini, arkadaşı Sylvia Llewelyn Davies'in çocukları için bir hikaye yazarken yaratmıştı. Davies kanserden ölünce Barrie bu çocukları evlat edindi. Peter Llewelyn Davies'in ilham verdiği karakter, kitaba göre hiç büyümeyen bir çocuktu, oysa Peter'ın hayatı onu erkenden yaşlandıracak kadar acılarla dolu geçti. Hem babası hem annesini kanserden kaybettikten sonra 1. Dünya Savaşı'nın en kanlı çarpışmalarına tanıklık eden Davies'in kardeşi Michael boğularak öldü. Barrie'nin ölümünden sonra Peter Pan kitaplarının telif hakları kendisine geçti, bu sayede hayatta hiçbir iş yapmadan yaşama ayrıcalığına kavuştu. Lakin bu yüzden kendini içkiye verip alkolik oldu Peter. 63 yaşındayken, bir barda kafa çektikten sonra kendini bir trenin altına atarak yaşamına son verdi.

Dekanın kızı ilham perisi oldu 
Lewis Carroll, Oxford Üniversitesi'nde hocalık yaptı, buradan aldığı bursla 26 sene boyunca matematikten başka hiçbir şeyle uğraşmadan yaşayabilecek konumdaydı. Ancak Carroll'un iki tutkusu daha vardı: fotoğrafçılık ve yazarlık. 1856 yılında Oxford'a gelen yeni dekanın kızları Lorina, Edith ve Alice'e duyduğu ilgide bu iki tutkusu başroldeydi. Onların fotoğraflarını çekti, Alis kitaplarını da çocuklardan aldığı ilhamla yazdı. Alice Liddell kitabın yayımlanmasından sonra gençlik yıllarında Avrupa seyahatine çıktı, Kraliçe Victoria'nın küçük oğlu Prens Leopold'a âşık oldu. 28 yaşındayken bir kriketçiyle evlendi, adamdan ikisi erkek, üç çocuğu oldu; oğullarının ikisi de 1. Dünya Savaşı'nda öldü. Kocasının ölümünden sonra yaşadığı maddi sıkıntılar nedeniyle kendisi için yazılan Alis Harikalar Diyarında'nın el yazmasını sattı. Alice öldükten sonra ise British Library el yazmasını kendi koleksiyonuna kattı.

No comments: