Murathan Mungan'la ‘sözünü sakınmadan’



İstanbul Modern ve Sabit Fikir işbirliğiyle, “Sözünü Sakınmadan” başlıklı söyleşi dizisi Murathan Mungan ile başladı. Geçtiğimiz nisan ayında “Şairin Romanı” kitabıyla okurlarıyla buluşan Murathan Mungan eleştirmenler Ömer Türkeş, Semih Gümüş ve Kaya Genç’in sorularını yanıtladı. 


Yoğun katılım nedeniyle İstanbul Modern’in bahçesinde yapılan söyleşide Mungan, "Hiçbir yazarın, şairin çektiği sıkıntıyı okura ödetmeye hakkı yoktur. Kimi yazarlarda çok görüyorum ne kadar çok çalıştığını, ne kadar çok okuduğunun yükünü adisyon olarak okura çıkartıyor. Tamam sen çalışacaksın elbet ama bu hesabı paylaşmayalım. Sen bütün o keçiboynuzundan bize hülasasını, özünü sunacaksın” diye konuştu.

Mungan, Kaya Genç’in “Şairin Romanı 15 yılda yazılan bir roman, editörünüzle ilişkinizi merak ettim. Editörünüz kitaba hangi aşamadan itibaren hakimdi ve nasıl bir işbirliğiniz oldu?” sorusu üzerine şunları söyledi:

“Sanatla uğraşan insanların kendileriyle kurduğu ilişkide bir hayranlık ilişkileri kurmamaları mümkün değil. Bu kadar çok okurun, hayranı olduğu bir metin yazan, şiir yazan biri olarak hiç mi kendime hayranlık duymayacağım. Bu mümkün mü? Bir kere yalancılık olur ama bütün sorun bunu bir sarhoşluğa dönüştürmemek. Kendinden sarhoş olmamak çok önemli, kendinle mesafeni koruman çok önemli. Eğer narsisizmse bu onun seni yönetmesine değil senin onu yönetmene yönelik bir dikkatinin ve mesafenin olması gerekiyor.

NTVMSNBC'de yayımlanan haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz.

9 comments:

damian said...

gömlek güzelmiş. sizinki yani.

"Sihirbazın şapkasında sıkışıp kalan tavşan" said...

Kusura bakmayın ama, M.Mungan her üçünüzden de daha hazırlıklı gelmişti ya da öyle göründü bizlere. Soru sormakta, manüple etmekte veya söyleşiyi yönlendirmekte biraz geride durduğunuzu düşünüyorum. Hem ilk olması hem de M.Mungan gibi sözcüklere çok hakim bir yazarın davetli olması, sizlerin soru sormada ve yönlendirmede çok müdahil olamamanızın nedeni olabilir. Yılların Semih Gümüş'ü bile sözcüklerin etrafında kıvrandı, dolandı, söyleyecekti, söyleyemedi, toparlayamadı... görüntüsü vermekten kurtulamadı.

Umarım bundan sonraki söyleşiler daha aktif, daha yoğun geçer...

Teşekkürler, iyi çalışmalar

"Sihirbazın şapkasında sıkışıp kalan tavşan" said...

Bir şey daha eklemek istiyorum, müsaadenizle. Bence sorular yazılı olarak alınsa daha iyi olur. Sırf soru sormuş olmak için soru soranlar, soru sormaya çalışıp,heyecandan iki sözcüğü bir araya getiremeyip soramayanlar, cevabı söyleşi boyunca verilmiş konularda tekrar soru soranlar gibi durumları önlemek, söyleşiyi ve zamanı daha efektif kullanmak bakımından çok faydalı olacağını düşünüyorum... Selamlar

Kaya said...

Gömlek iltifatı için teşekkürler! Bu arada Mungan'ın hepimize baskın çıktığına ben de katılıyorum; öneriler için de teşekkürler.

Anonymous said...

Burada yazan yanıt o sorunun yanıtı değil ki.

"Sihirbazın şapkasında sıkışıp kalan tavşan" said...

Ben kendi adıma, yazdığım yorumlarda bir soru sormamıştım :)

Selamlar...

Kaya said...

Bu arada seyirciler arasında sizin gibi eleştirel bakan birinin olmasına sevindim, herkes yazarın fan'i gibi duruyordu sahneden :-) Daha eleştirel olamayışımızın sebebi belki de böyle zannetmemiz veya hissetmemiz olabilir.

Anonymous said...

Ben metindeki soruyu kastetmiştim, yorumlarla ilgili bir şey değildi söylediğim.

Soru: Editörle ilişkiniz nasıl?
Cevap: Okurlar bana hayran, ben kendime hayran. Hayat bayram!

diye okumuştum; ama yazının devamı varmış. Kusura bakmayın.

Anonymous said...

Bence her şey sözünü sakınmadan konuşuldu. Güzeldi. Mungan'ın enerjisine bazen kendisinin bile ayak uyduramadığı zamanlar oluyor :)