Küresel ısınmanın ironisi


Ian McEwan Solar’da ne demek istiyor? Bilim insanlarının hâlâ güvenilmez, bencil canlılar olduklarını ve hepimizin kusurlarına fazlasıyla sahip olduklarını mı? Yoksa tam da bu kusurları yüzünden onları anlamanın yeni bir yolunu aramamız gerektiğini mi? Kuzey Kutbu’nun dondurucu soğuğunda geçen ve Beard’ün bir ayının kendisini yemesinden korkarak kaçmaya başlamasını anlatan sahne herhalde kitabın en komik bölümü. Uçaktaki bütün ikramları kabul ettiği için şimdi kendine bir tuvalet bulmaya çalışan ve dondurucu soğukta bu işi yapmanın korkunç sonuçları olabileceğini öğrenen Beard’e kahkahalarla gülerken insan ona çok da fazla kızamıyor. Yani ironik romanın bir zaferi daha, diye düşünebilirsiniz. Ancak bir eleştirmen çıkıp savaş veya iklim krizi gibi konulardan ironiyle bahsetmenin İngiltere’nin burada oynadığı rolü unutturmaktan başka bir işe yaramadığını söylese, herhalde ona hak vermeden de edemezsiniz.

12 Mayıs 2011 tarihli Milliyet Kitap'ta yayımlanan yazıdan.

No comments: