"Hiçbir ülke ifade özgürlüğü siciliyle övünemez"



Maureen Freely, çocukluğunu ve ilkgençliğini geçirdiği Türkiye'yi sık ziyaret eden bir yazar ve çevirmen. Orhan Pamuk'un kitaplarını (en son Masumiyet Müzesi'ni) İngilizce'ye çeviren Freely'nin son İstanbul ziyareti, toplatılan ve hakkında dava açılan "KCK Dosyası/ Küresel Devlet ve Devletsiz Kürtler" kitabının yazarı Mehmet Güler ve yayıncısı Ragıp Zarakolu'nun davasını, Uluslararası PEN Yazarlar Birliği adına izlemek içindi. Warwick Üniversitesi öğretim üyesi Freely, Newsweek Türkiye'den Kaya Genç'le konuştu.

- Genç: Davadan nasıl haberdar oldunuz?
Freely: Ragıp Zarakolu, İngiliz PEN'in onursal üyesi, Londra'ya sık gelir, Kürt sorunu üzerine konuşmalar yapar. Londra'da ifade özgürlüğü örgütlerinde pek çok dostu var. Daha önce bir romanı yüzünden mahkûm edilen Güler'e destek için geldik.

- Duruşma nasıldı?
Güler çok iyi savunma yaptı. Aynı fikirde olmayanların dahi onu dinlemesini sağlayacak kadar iyiydi, yargıç da dikkatle dinledi.

- Güler'in daha önce romanındaki karakterler yüzünden hapis cezası almasını nasıl karşıladınız?
Gülünç ve utanç verici. Hayatında herhangi bir roman okumuş biri, yazarın karakterlerini asla sansürlememesi gerektiğini bilir. Karakterlerin, yazarların görüşlerini yansıtmadığını öğrendiğimizde demokrasi de belli bir noktaya ulaşacak.

- Pamuk'un "1 milyon Ermeni ve 30 bin Kürt'ü öldürdük" dediği günlerden bu yana siyasi ortam değişti mi?
Türkiye'ye her gelişimde siyasi hava farklı oluyor. Bazen gayet karamsar bazen çok eğlenceli ve yaratıcı. Pamuk'un konuşmasından bu yana bir kapı açıldı, -uzlaşma olmasa da- Ermeni meselesi tartışılabiliyor.

- Britanya'daki Türkiye imajı değişiyor mu?
Hâlâ Türkiye'nin AB'ye girmek istediği düşünülüyor. Süreci destekleyen Türkler var ama AB'ye girmeye yönelik kamuoyu desteği "301 mevsimi" olarak adlandırdığım günlerin öncesine oranla çok düştü.

- David Cameron döneminde İngiltere'nin Türkiye'ye bakışında değişim var mı?
Türkiye'ye yönelik yaklaşım Dışişleri bürokrasisince belirlenir. Türkiye'ye gelecek Britanyalı siyasetçiler ne zaman benimle konuşsalar, ülke hakkında az şey bildiklerini kabul eder ve bürokratlardan Türkiye'yle ilgili aldıkları brifingleri anlatır.

- Britanya basınında Türkiye'nin AB üyeliğine yönelik destek sürüyor mu?
Medya büyük oranda Türkiye'yi destekliyor. Dışişleri bürokratları gibi "müttefiklerimizi üzmeyelim" havasındalar. Gazetelerin dış haberler bölümleri, Dışişleri'ndeki isimlerle iyi ilişkiler kurmak ister.

- Türkiye'nin yeni dinamikleri nasıl yorumlanıyor?
2005'teki terör olayından bu yana Britanya, "içteki düşman" olarak İslam korkusu yaşıyor, her şeyi bu perspektiften görüyor. 2007'de Hrant'ın (Dink) ölümünden bir süre sonra Murat Belge Londra'ya geldi ve Türkiye'de yaşananlar hakkında her zamanki gibi çok iyi bir analiz sundu. Sonra çok önemli bir solcu, Belge'ye şunu sordu: "Türkiye'deki laikler için ne yapabiliriz?" Ona göre sorunun kaynağı "İslamcılar." İnsanların kafasında şablonlar var.

- Blair'in Irak savaşına desteği, Britanya'dan gelen ifade özgürlüğü taleplerinin sahiciliğini etkiledi mi?
Blair'li yıllarda sahici olmayan çok şey var. Savaş planlarının yapıldığı ilk dönemden beri savaşla demokrasi götürme fikrinin korkunçluğunu yazdık. O günlerde (2003'te) Pamuk'un "Kar" romanını İngilizceye çeviriyordum, "Irak'ı işgal edip onlara demokrasi götürebiliriz" diyenlere "bu kitabı okuyun" demek istiyordum. Bu cehalet konusunda "Kar" önemli şeyler söylüyor.

- İfade özgürlüğünde Türkiye eleştiriliyor ama Britanya'da işler daha mı iyi?
Hiçbir ülke ifade özgürlüğündeki siciliyle övünemez. Bu konuda insan önce yaşadığı ülkeye bakmalı.

- Avrupa aşırı sağı Türkiye'deki yöntemleri uygular mı?
Aşırı milliyetçi British National Party (BNP) üyelerinin kitap, gazete okumadıklarını zannediyorum. Göçmenlere yönelik korkulardan besleniyorlar. Sevdikleri tek kitap Hitler'in "Kavgam"ı; Türkiye'de de best-seller'dı.

- İşçi Partisi'nin yeni lideri Ed Milliband Avrupa'daki sağ dalgayı alt edebilir mi?
Olabilir. İşçi Partisi daha bir süre iktidarda olmayacak ama Milli-band'ın seçilmesi umut yarattı. Blair'den nefret eden ve Bush'la müthiş arkadaşlığından rahatsız olan birçok kişi, son seçimlerde İşçi Partisi'ne oy vermekte güçlük çekti. Milliband'in savaşa karşı çıkması umut verici.

Newsweek Türkiye, sayı: 103

No comments: