1500 kitaplık kesintisiz İletişim



Bir varmış bir yokmuş. "Serbest piyasa"yla birlikte "serbest baskı"yı da ülkeye getiren, toplumsal iletişim biçimlerine askeri nizam veren 12 Eylül darbesinden bir süre sonraymış. 1983 yılında, bir grup aydın biraraya gelmiş ve Türkiye'nin sonraki çeyrek yüzyılına damga vuracak bir yayınevi kurmaya karar vermişler. Adını da, askeri cuntaya inat, İletişim koymuşlar.


İletişim Yayınevi'nin 27 yıl önce yayımlanan ilk kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Yaban'ıydı. Beş yıl önce vefat eden Atilla Özkırımlı'nın editörlüğünde yayıma hazırlanan kitap; İletişim'i farklı kılan, ona kişilik kazandıran özelliklerin çoğuna sahipti. Akademisyenlerin yazılarıyla genişletilmiş, 'yayın' işinin kendisine odaklanan eleştirel bir basım olan Yaban aynı zamanda İletişim'in yayıncılık faaliyetinin nasıl olacağının bir göstergesiydi.

İletişim bu hafta 1500'üncü kitabını yayımlıyor. Editörler bunun için, Karl Marx'ın 1848 Fransız Devrimi'ni analiz ettiği Louis Bonaparte'ın 18 Brumaire'ini seçmiş. Özel kâğıda, ilk baskısı numaralandırılmış olarak hazırlanan kitabın sayfalarını çevirirken yayınevinin tarihini düşünmemek imkânsız. Galatasaray Üniversitesi'nde iktisat profesörü Ahmet İnsel kitabın sunuşunu, Türkiye'de sosyalizmin önemli kuramsal mecralarından Birikim'in editörü Ömer Laçiner ise sonsözünü yazmış.

Yayın dünyasında İletişim, kirpi logosu kadar Cağaloğlu'ndaki yayınevi binasıyla da ünlü. Binbirdirek Meydanı'ndaki İletişim Han (bu isim binanın sahibi Nuh Çetinsaya'nın yayınevine yaptığı bir jest) 30 yıla yakın süredir Türkiye'deki en kapsamlı yayıncılık faaliyetlerinden birine hizmet ediyor. Hanın katlarını çıktıkça (en alt katta indirimli kitap satın alabileceğiniz deposu var) yayınevi bünyesindeki dergilerin ve editörlerin çalıştığı odalardan geçiyor, şansınız yaver giderse fotokopi makinesinin önünde Orhan Pamuk veya Ahmet İnsel gibi bir isimle karşılaşıp ayaküstü sohbet edebiliyorsunuz.

Newsweek Türkiye'nin ziyaretini kabul eden yayınevinden 1500'üncü kitabın (futbol yazarlığıyla da tanınan) çevirmeni Tanıl Bora, geçen haftayı Dünya Kupası'nda olup bitenleri izleyerek geçirmiş. Güney Afrika'daki mücadelenin yoğunlaştığı günlerde de okurların karşısına bir Karl Marx çevirisiyle çıkıyor. "Modern Türkiye'nin toplumsal, politik, kültürel dinamiklerini anlamayı sağlayacak bir kitaplık oluşturduk" diyor İletişim'in 1500 kitaplık macerasını özetlerken. "Türkçe edebiyatta, kalıcılığına inandığımız yeni yazarlar sunduk; birçok klasik değerde eseri Türkçe'ye kazandırdık."

Angaje ruhla iş yapmak, İletişim'i diğer yayınevlerinden belki de en net ayıran özelliklerinden biri. Yayınevi'nin yöneticisi Nihat Tuna, "Kolektivite, bizim için bir öncelikten ziyade temel bir prensip oldu" diyor. "Profesyonellikle angaje yayıncılık arasındaki dengeyi, farklı ilgi alanlarına sahip, değişik akademik eğitimlerden gelen, amatör ruhunu profesyonelliğe esir etmeyen, genciyle yaşlısıyla tüm İletişimcilere borçluyuz." Bu 'İletişimciler' arasında Orhan Pamuk'tan Ali Bayramoğlu'na, Baskın Oran'dan Pınar Selek'e, Cemil Koçak'tan Gündüz Vassaf'a pek çok isim var.

"İletişim'le ilk kez bir okur olarak tanıştım ve yayıneviyle aşağı yukarı aynı yaştayım," diyor yayınevinin en genç isimlerinden editör Belce Öztuna. "Annem ve babamın İletişim kitapları vardı ve böylece kirpi, onu ilk kez ne zaman gördüğümü hatırlamayacak kadar uzun zamandır hayatımda." Öztuna'nın bahsettiği kirpi, yayınevinin Ümit Kıvanç tarafından tasarlanmış logosu.

İletişim çoğu insanın bir yazar keşfetmesine vesile olmuştur. Oğuz Atay'ın toplu eserlerini de Cemil Meriç'leri de çok başarılı bir editörlük faaliyetiyle basan yayınevi, Türkiyeli okura Elif Şafak'tan İhsan Oktay Anar'a pek çok yazarı tanıştırdı. Yayınevi, TCK'nın 301. maddesi çerçevesinde Orhan Pamuk'a açılan dava esnasında önemli bir hukuk savaşı verdi. Aralık 2005'teki duruşmada Şişli Adliyesi'ndeki öfkeli kalabalığın arasından zorlukla geçen siyah midibüste Pamuk'a yayınevinin yöneticilerinden Tuğrul Paşaoğlu eşlik etmişti.

İletişim projesini gerçekleştirmek için harekete geçen ekipte Paşaoğlu'yla birlikte Osman Kavala ve yayınevinin 'kurucu babası' olarak kabul gören Profesör Murat Belge vardı. 12 Eylül sonrası üniversitedeki görevinden istifa eden Belge, İletişim'de yazar ve çevirmenlerle sözleşme yapmak, editörlüğü bir meslek olarak benimsemek gibi yayıncılığı profesyonelleştiren pek çok uygulamanın yerleşmesine katkıda bulundu. İletişim'in en önemli faaliyetlerinden biri de yayımladığı ansiklopediler. Mümtaz Soysal, Rona Aybay, Şerif Mardin, Tarık Zafer Tunaya, Gülten Kazgan, Cemil Meriç, Yalçın Küçük gibi akademisyen ve entelektüellerin ortak çabasıyla hazırlanan bu ansiklopediler geleneğinin devamını yayınevi 2000'lerde 8200 sayfa ve dokuz cilt tutan Modern Türkiye'de Siyasi Düşünce çalışmasıyla sürdürdü.

Yayınevindeki sohbetler ve araştırmam esnasında ilk günlerinden bir fotoğraf çarptı gözüme. Fotoğrafta, daha sonra İletişim bünyesinde dergi ve kitap editörlüğü de yapacak isimlerin bulunduğu Yeni Gündem ekibi birarada. 1980'lerin ya da "darbe on yılı"nın solgunluğu yerleşmiş fotoğraftaki çoğu ismin yüzünde gülümseme ve meraklı, zeki bakışlar var. Tanıl Bora yayınevinin hâlâ devam eden "heveskârlık anlamıyla bir amatörlüğe" sahip olduğunu söylüyor. O günden bu yana, militarizmin hayata nefes aldırmadığı dönemlerden Türkçe edebiyatın Nobel kazandığı ve Kürtçe üzerindeki yasakların kalkmaya başladığı 2010'a dek değişmeyen şey tam da bu amatör ruh zaten. "Bir yayınevi savaş filosu gibidir" diyor İletişim'in ilk kurulduğu dönemde yaptığı bir benzetmeyi tekrarlayan Murat Belge. "Her aracın işlevi, menzili farklıdır. Bizim amiral gemimiz YeniGündem dergisiydi." Daha sonra odağa oturan yayıncılık faaliyeti ise Türkiye'de kitapların da bir şeyleri değiştirebileceğinin en güzel kanıtlarından biri oldu. "Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti" de bir İletişim kitabının ilk cümlesi değil miydi zaten?



Fotoğraftakiler kim?
1987 yılında çekilmiş bu fotoğrafta YeniGündem ekibi ve İletişim editörleri birarada: (1) Füsun Saka, (2) Çiğdem Şahin, (3) Semra Emre, (4) Nihat Tuna, (5) Selahattin Erkanlı, (6) Yazgülü Aldoğan, (7) Can Kozanoğlu, (8) Nermin Sungur, (9) Ümit Kıvanç, (10) Cengiz Turhan, (11) Abdullah Onay, (12) Kemal Tufan, (13) Tansel Yasavul, (14) Kahhar Deniz, (15) Yonca Özkaya, (16) Fatih Özgüven, (17) Füreya Ersoy, (18) Işıl Yüce, (19) Erol Özbek, (20) Nuray Mestci, (21) Tolan Arlıhan, (22) Fahri Aral, (23) Mehmet Fatih Öztan (24) Murat Çelikkan, (25) Erdal Alay, (26) Gürcan Özkan, (27) Şule Arasan, (28) Güventürk Görgülü, (29) Ümit Ünkan, (30) Sinan Gökçen, (31) Kubilay Yıldırım, (32) Mehmet Aktaş, (33) Nedret Erdoğdu, (34) Ercan Yaşa, (35) Şadi Arabacı, (36) İsmail Şallı, (37) Murat Belge.

Newsweek Türkiye, sayı: 89

No comments: