İhsan Yılmaz, Hürriyet
(Kasım 2008)

Akşam üzeri girdiği mağazada amaçsızca etrafı süzmeye başladı genç adam. Başlarda dikkat
etmese de dükkanın iki tezgahtarının konuşmalarına kulak kabarttı. İlginç bir hikaye anlatıyordu biri. Onları dinlemenin ayıp olacağını düşünse de kendini alamadı. Sonra bir anda muhabbetin içine çekildiğini hissetti.

Tezgahtar onunla da konuşmaya başlamış, anlattığı hikayelerle ilgili sorular sormaya başlamıştı. Cevap vermek istemedi onlara, kendilerini dinlemediğini göstermek istercesine. Birden sinirlendi adamlar. Dükkanda kimsenin olmadığı bir anı kollayıp yaka paça depoya attılar onu.

Zifiri karanlık depoya niye kapatmışlardı onu? Amaçları neydi?

Sonra bir hırıltı duydu. Zar zor nefes alan biri daha vardı orada. Çok daha önce oraya atılmıştı. Başkaları vardı depoya kapatılan ama onlar hayatta kalmayı başaramamıştı. Genç adamın dışarıya çıkmasına yardım edeceğine ama bunun için bazı şartları olduğunu söyledi ihtiyar adam. Bir hafta bu karanlık yerde onunla kalması gerekiyordu. Kentteki herkesi öldüren salgın hastalık bitene kadar burada kalması gerekiyordu ama.

Asıl macera dışarıya çıktıktan sonra başlayacaktı.

Kaya Genç'in ilk romanı Macera. Fantastik bir serüven vaat ediyor okuruna hem de olgun bir yazar üslubuyla.

No comments: